Kategori Psikotarih

REFLEKS TOPLUMU: AKIL YÜRÜTMENİN ALGORİTMİK ÖLÜMÜ

Giriş: Adliyedeki Bilişsel Körlük 2011 yılında İtalya’da görülen bir cinayet davasında, jürinin önüne yüzlerce sayfalık DNA raporu, adli tıp incelemesi ve birbirini çürüten uzman görüşleri getirildi. Dava ilerledikçe kanıtlar gerçeği aydınlatmak yerine sis perdesini kalınlaştırdı. Mahkeme kayıtlarında yer alan şu…

KRİZDEN KONTROLE: Son 50 Yılın Görünmeyen İşletim Sistemi

Her sabah başka bir krizle uyanıyoruz. Savaş. Salgın. Finansal çöküş. Göç dalgası. İklim felaketi. Siber saldırı. Yapay zekâ paniği. Güvenlik zirvesi. Manşet değişiyor, korkunun adı değişiyor, ekranlardaki uzmanlar değişiyor. Ama 50 yıldır o görünmeyen çark hep aynı vahşi ritimle dönüyor.…

Anayasa: Halkın Unuttuğu En Büyük Güç

Anayasa: Halkın Unuttuğu En Büyük Güç

Türkiye’de anayasa çoğu yurttaşın gündelik ilgisini çekmez. Çünkü anayasa, halkın zihninde çoğu zaman kendi hayatını koruyan canlı bir sözleşme olarak değil; hukukçuların, siyasetçilerin ve devlet elitlerinin konuştuğu uzak bir metin olarak durur. Oysa anayasa, bir ülkenin yalnızca yönetim planı değildir.…

Kumbara Kıyafeti Değil, Vicdanı da Toplar

Kumbara Kıyafeti Değil, Vicdanı da Toplar

Bir insan eski montunu, çocuğunun küçülen ayakkabısını ya da giymediği bir gömleği kıyafet kumbarasına bırakırken ne düşünür? Çoğu zaman tek cümle yeterlidir: “Birinin işine yarasın.” İşte bütün mesele burada başlar. Çünkü vatandaş için kıyafet kumbarası yalnızca metal bir kutu değildir.…

Aynanın Önündeki Mahkeme: Makyajın Psikotarihi

Aynanın Önündeki Mahkeme: Makyajın Psikotarihi

Sabahın erken saatlerinde, dünyanın dört bir yanında milyonlarca kadın neredeyse eşzamanlı bir ritüeli gerçekleştirmek üzere aynanın karşısına geçiyor. Fırçalar porselen yüzeylerde geziniyor, pigmentler dudak çizgilerini yeniden tanımlıyor, aydınlatıcılar elmacık kemiklerine milimetrik gölgeler konduruyor. Gündelik hayatın bu en sıradan, en evsel…

Haklı Bulup Geçiyoruz: Sokak Röportajları, Öfkenin Tüketimi ve Görünmeyen Toplum

Haklı Bulup Geçiyoruz: Sokak Röportajları, Öfkenin Tüketimi ve Görünmeyen Toplum

Bir sokak röportajı bazen haber değildir. Bazen bir toplumun röntgenidir. Kamera uzatılır, biri konuşur. Geçim derdini anlatır. Liyakatsizliği söyler. Borçtan, güvensizlikten, gençlerin dışlanmasından, siyasetin taraftarlığa dönüşmesinden bahseder. İzleyenlerin çoğu aynı cümlede buluşur: “Çok doğru konuşmuş.” Bu cümle ilk bakışta masumdur.…